İREM NUR GÖRMEZ YAZDI:NARIN DÖRT GİZLİ SIRRI
GÜNDEMNARIN DÖRT GİZLİ SIRRI
Bir narın içinde saklanan dört küçük hazine
Bir varmış, bir yokmuş… Sonbaharın en güzel günlerinden birinde, Antakya’nın eski sokaklarında annesiyle yürüyen küçük bir çocuk varmış. Annesinin elindeki kıpkırmızı narı görünce merakla sormuş:
“Anne, bu narın içinde neden bu kadar çok kırmızı tane var? Hepsinin ayrı bir görevi mi var?”
Annesi gülümsemiş.
“Bunu öğrenmenin en güzel yolu, Nuri Usta’ya sormak,” demiş.
Birlikte mahallenin eski aktar dükkânına gitmişler. Raflarda renk renk baharatlar, cam kavanozlarda kurutulmuş bitkiler varmış. Nuri Usta onları görünce gülümseyerek karşılamış.
Küçük çocuk narı tezgâha koymuş:
“Nuri Amca, bize narın sırlarını anlatır mısın?”
Nuri Usta narı eline almış, gözlüğünü düzeltmiş.
“Öyleyse bugün dört büyük sır öğreneceğiz. Hazır mısın küçük meraklı?”
“Hazırım!” diye cevap vermiş çocuk.
BİRİNCİ SIR: KIRMIZI TANELERİN HAZİNESİ
Nuri Usta narı dikkatlice açmış. İçinden parlayan kırmızı taneler ortaya çıkmış.
“Bak bakalım, bunlar sana neyi hatırlatıyor?”
“Minik kırmızı boncukları!” demiş çocuk.
“Çok güzel! İşte bu taneler narın en sevilen kısmı. Lif, C vitamini ve potasyum içerirler. Ayrıca polifenol adı verilen, antioksidan özellikleri araştırılan doğal bileşikler de taşırlar. Yani nar, yalnızca güzel görünmez; soframıza besleyici bir çeşitlilik de katar.”
Çocuk hayranlıkla tanelere bakmış.
“Demek ki her kırmızı tanenin içinde küçük bir hazine var!”
İKİNCİ SIR: NARIN KABUĞUNDAKİ GİZEM
Nuri Usta bu kez narın dış kabuğunu göstermiş.
“Peki sence narın bütün hikâyesi içindeki kırmızı tanelerden mi ibaret?”
Çocuk düşünmüş:
“Hayır! Kabuğunda da bir sır var mı?”
“Var elbette! Nar kabuğunda tanenler ve farklı bitkisel bileşikler bulunur. Geçmişte bazı yörelerde geleneksel amaçlarla da kullanılmıştır. Fakat şunu unutma: Doğadan gelen her şey her şekilde tüketilmez. Nar kabuğu da gelişigüzel yenilecek bir yiyecek değildir.”
Çocuk başını sallamış.
“Yani doğayı tanımak kadar, onu doğru kullanmayı öğrenmek de önemli!”
“İşte tam da öyle!” demiş Nuri Usta.
ÜÇÜNCÜ SIR: ÇEKİRDEKLERİN SAKLADIĞI YAĞ
Nuri Usta narın içindeki küçük çekirdekleri göstermiş.
“Şimdi sıra üçüncü sırda! Sence bu küçücük çekirdeklerden ne elde edilebilir?”
Çocuk şaşkınlıkla sormuş:
“Bunlardan da mı bir şey yapılır?”
“Evet! Nar çekirdeklerinden soğuk sıkım yöntemiyle nar çekirdeği yağı elde edilebilir. Bu yağ, kendine özgü yağ asitleri içerir ve bazı kozmetik ürünlerde kullanılır.”
Çocuk gülümsemiş:
“Demek ki küçücük çekirdekler bile kocaman bir hikâye saklıyormuş!”
DÖRDÜNCÜ SIR: NARIN TADI NASIL NAR EKŞİSİNE DÖNÜŞÜR?
Tam o sırada annesi söze karışmış:
“Nuri Usta, peki salatalarımıza eklediğimiz nar ekşisi de bu narın içinden mi geliyor?”
Nuri Usta gülümsemiş.
“Dördüncü ve son sırımız da bu! Gerçek nar ekşisi, nar suyunun yoğunlaştırılmasıyla hazırlanır. Ancak alışveriş yaparken ürünün etiketini okumak gerekir. Çünkü nar ekşisi adıyla satılan bazı sosların içeriği gerçek nar ekşisinden farklı olabilir.”
Çocuk sevinçle ellerini çırpmış:
“Dört sır öğrendim! Kırmızı taneler, kabuk, çekirdek ve nar suyu… Narın içinde ne çok şey varmış!”
Nuri Usta narı küçük çocuğa uzatmış:
“Unutma evlat; bazen en büyük bilgiler, en küçük şeylerin içinde saklıdır. Yeter ki merak etmeyi bırakma.”
Çocuk annesinin elini tutup dükkândan çıkarken arkasına dönmüş:
“Nuri Amca, başka bir gün başka bir meyvenin sırlarını da anlatır mısın?”
Nuri Usta gülümsemiş:
“Elbette! Çünkü doğanın anlatacak hikâyesi hiç bitmez.”
O gün çocuk eve yalnızca bir nar götürmemiş. Annesine, babasına ve arkadaşlarına anlatacağı dört güzel bilgi de öğrenmiş.
Belki de bir narın en güzel sırrı şuydu:
Bir meyve dört sır saklayabilir; merak eden bir çocuk ise o sırları kocaman bir bilgiye dönüştürebilir.
İrem Nur Görmez
İlginizi Çekebilir