Yurt Dışı Mal Ticareti ve Aracılık Kazançlarına Sağlanan Vergi Teşvikini Gözden Kaçırmayalım.
Yurt Dışı Mal Ticareti ve Aracılık Kazançlarında %95 Kurumlar Vergisi İndirimi
Kurumlar vergisi kanunun 10. Maddesinin (i) bendi 7582 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle değişmiştir.
Söz konusu bent 1/7/2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Adı geçen kanun maddesinde “Yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden sağlanan kazançların %95’i (9/1/2002 tarihli ve 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden, bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile 22/6/2022 tarihli ve 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumlar bakımından bu oran %100 olarak uygulanır.).
Bu indirimden yararlanılabilmesi için kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması, aracılık faaliyetine ilişkin malların satıcısı ve alıcısının Türkiye’de olmaması şarttır. Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan oranları sıfıra kadar indirmeye, %100’e kadar artırmaya yetkilidir” şeklinde hüküm altına alınmıştır.
.
Özetle şartların birlikte sağlanması hâlinde ilgili kazancın %95'i kurum kazancından indirilebilir; belirli endüstri bölgeleri ile İstanbul Finans Merkezi katılımcıları için oran %100'e çıkabilir.
1.Yapılan düzenlemenin amacı ve kapsamı
7582 sayılı Kanun ile Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yapılan düzenleme, Türkiye'deki kurumların yurt dışında gerçekleştirdiği belirli mal ticareti ve aracılık faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlara önemli bir vergi avantajı sağlamaktadır. Düzenleme; malların Türkiye'ye ithal edilmeksizin yurt dışında alınıp satılmasını ve tamamı yurt dışında gerçekleşen mal alım satım işlemlerine aracılık edilmesini kapsar. Amaç, Türkiye'de yerleşik kurumların uluslararası ticaretteki rolünü güçlendirmek ve bu faaliyetlerden sağlanan kazançların Türkiye'ye aktarılmasını teşvik etmektir.
2. İndirim oranı
Genel uygulamada, şartları taşıyan faaliyetlerden elde edilen kazancın %95'i kurum kazancından indirilebilir. Böylece yalnızca kalan %5'lik kısım kurumlar vergisi matrahına dâhil olur. 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulmuş ve yabancı yatırım yoğunluğu dikkate alınarak Cumhurbaşkanınca uygun bulunmuş endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren kurumlar ile İstanbul Finans Merkezi Kanunu kapsamında katılımcı belgesi alarak bölgede faaliyet gösteren kurumlar bakımından indirim oranı %100 olarak uygulanabilir.
3. Kapsama giren faaliyetleri belirlenmesi
İndirim iki temel faaliyet türüne yöneliktir. Birincisi, kurumun malı yurt dışından satın alması ve Türkiye'ye getirmeden yine yurt dışında satmasıdır. İkincisi ise alıcı ile satıcının yurt dışında bulunduğu ve mal hareketinin bütünüyle yurt dışında gerçekleştiği işlemlere aracılık edilmesidir. Malın Türkiye'ye fiziken girmesi, ithalat rejimine tabi tutulması veya ticaret zincirinin Türkiye'de tamamlanması hâlinde bu özel indirimden yararlanılması mümkün değildir.
4. Madde hükmünden yararlanma şartları
İndirimden yararlanabilmek için kazancın belirtilen nitelikteki yurt dışı mal ticareti veya aracılık faaliyetinden doğması, ilgili kazanca ilişkin hasılatın Türkiye'ye transfer edilmesi ve işlemlerin ayrı biçimde izlenebilmesi gerekir. Hasılatın, kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye getirilmesi esastır. Ayrıca alış, satış, komisyon, kur farkı ve finansman unsurlarının belgelerle desteklenmesi; faaliyete ait gelir ve giderlerin diğer işlemlerden ayrıştırılmasına dikkat edilmelidir.
5. İndirim konusu yapılacak kazancın hesaplanması
İndirim, işlem hacmi veya brüt satış tutarı üzerinden değil, kapsam dâhilindeki faaliyetten elde edilen net kazanç üzerinden hesaplanır. Bu nedenle yurt dışı mal ticareti ya da aracılık faaliyetiyle doğrudan bağlantılı maliyet ve giderler hasılattan düşülmelidir. Ortak genel giderlerin bulunması durumunda, bunların makul ve tutarlı bir dağıtım anahtarıyla ilgili faaliyete isabet eden kısmı belirlenmelidir. Birden fazla faaliyetin birlikte yürütülmesi hâlinde indirim kapsamındaki kazancın sağlıklı tespiti için alt hesaplar veya ayrı maliyet hesapları kullanılması gerekir.
6. Muhasebe, belge ve ispat düzeni
Uygulamada indirim hakkının korunması, işlemin ticari gerçekliğinin ve şartların gerçekleştiğinin ispatına bağlıdır. Yurt dışı alış ve satış faturaları, aracılık veya komisyon sözleşmeleri, taşıma ve teslim belgeleri, banka dekontları, döviz transfer kayıtları ve tarafların yurt dışındaki konumunu gösteren belgeler birlikte VUK kapsamında muhafaza edilmelidir.
Kayıt düzeni, vergi incelemesinde kazanç tutarının ve Türkiye'ye transfer şartının açık biçimde doğrulanmasına imkân verecek şekilde tutulmadır.
7. Beyanname uygulaması ve dikkat edilecek hususlar
Hesaplanan indirim, kurumlar vergisi beyannamesinde ilgili indirim satırında gösterilir. Transfer süresinin kaçırılması, faaliyete ilişkin gelir ve giderlerin ayrıştırılamaması, malın Türkiye'ye girmesi veya belgelerin işlem zincirini doğrulamaması hallerinde kazancın indirim konusu yapılması mümkün değildir. Kur farkları, finansman giderleri ve ortak maliyetlerin kazanç hesabına etkisi de işlem bazında değerlendirilmelidir.
Sonuç:
Düzenleme, Türkiye'deki kurumların malları Türkiye'ye ithal etmeden yürüttükleri uluslararası ticaret ve aracılık faaliyetleri için güçlü bir vergi teşviki sunmaktadır. Bununla birlikte avantajın uygulanması yalnızca işlemin yurt dışında gerçekleşmesine değil; kazancın doğru hesaplanmasına, hasılatın süresinde Türkiye'ye getirilmesine ve ayrıntılı belge-kayıt düzenine bağlıdır. Bu nedenle sözleşme, lojistik, banka ve muhasebe süreçlerinin işlem kurulurken birlikte planlanması; her dönem beyannamesi öncesinde şartların kontrol listesiyle teyit edilmesi gerekmektedir.
Yusuf GÜMÜŞ
- Yeminli Mali Müşavir
- Bağımsız Denetçi
- Sürdürülebilirlik Denetçisi
- E. Vergi Müfettişi





Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.